25 Aralık 2015 Cuma

İğneada - Kırklareli


Türkiye'nin hangi köşesine giderseniz gidin hayran kalmamak imkansız.Helede benim gibi gezmek vazgeçilmez tutku ise alacağınız keyif çoğalarak artacağı anlamına geliyor.





Bu seferki gezim  Kırklareli'nin Demirköy ilçesine bağlı İğneada'ydı. Kış olması nedeniyle oldukça sakindi ama yazın oldukça kalabalık olan güzel bir kasaba.Deniz Karadeniz ama o gün çok güzeldi billur gibi bir denizdi.Uzaktan bile dibindeki kumlar gözüküyordu.Genelde haziranın ortasından eylüle kadar bu şekilde olduğunu belirttiler. Ortalıklarda oldukça sakin in cin top oynuyordu.Kış bile olsa hafta sonları sakin kafa dinlemek için tercih edilebilecek bir yer.Birçok pansiyon ve benim dikkatimi çeken bir tane büyük oteli var.







İğneada ile Kırklareli arası yaklaşık 90 km.Yol oldukça düzgün.Kırklareli küçük  hele de İstanbul kalabalığından sonra bize oldukça sakin gelen bir şehir.Benim bu tarz yerlere gittiğimde en çok dikkatimi çeken insanların hiç acele etmeden sakin sakin yürümesi.Kimse birbirine çarpmadan itmeden bir sükunet içinde  yürüyor.




Gittiğim yerlerde en çok dikkatimi çeken ne yenir ne içilir ne alınır ve neresi gezilir:) Kırklareli en çok süt ve süt ürünleri ile meşhurmuş.Hayvancılık geliştiği için her yerde  şarküteri dükkanları dolu. Pek çok marka olduğu için marka ismi belirtmeyeceğim ama özellikle karışım dedikleri peynirden almanızı tavsiye ederim.
Tatsan  Kırklareli'nin meşhur helva satan dükkanı ayrıca çeşitli ülkelere de  helva ihracatı yapıyorlarmış.Ben çok beğendim.Cevizli yaz helvası ve fıstıklı tahin helvası süper...

Gitmişken de tabiki köfte yemeyi unutmayın.

3 Aralık 2015 Perşembe

Nedir ya Koçluk?

Koçluk ,Koçluk ,Koçluk, Koçluk

Çok uzun süredir herkes koçluk koçluk diye konuşup duruyor. Herkes kendince bir yerlerde anlatmaya çalışıyor ben o kadar yazı okudum ama inanın anlamadım. En sonunda gidip eğitimini aldım da oh be dedim neymiş ne değilmiş anlamış oldum. Sırtımı koltuğa dayayıp rahat bir  nefes aldım:)

Koçluk nedir?
Herşeyden önce FARKINDALIKTIR. Aslında kişiler hayatlarında yaşadıkları herşeyin cevaplarını bilirler fakat bilmek istemezler, ve ya  çoğu zaman o kadar hızlı yaşarlar ki tam o cevabı sıyırıp geçerler.Bir türlü kafalarını kurcalayan noktalarda sonuca ulaşamazlar. İşte bu noktalarda kendilerine dışarıdan bakan bir göze ihtiyaç duyarlar ve koçlar işin içine girer. Koçlar farkındalık ajanıdır ve kişinin anlatmaya çalıştıklarını gerek anlatma tarzıyla gerek beden diliyle gerek ses tonuyla çok fonksiyonlu analiz ederek anlamaya çalışırlar.Sordukları soruları ile birlikte de ana sıkıntı yaratan noktayı bulup kişiyi farkındalık düzeyine ulaştırmaya çalışırlar.Kişilerin çoğu zaman söyledikleri ile yaptıkları birbirlerine uymaz gerek beden dilleri  gerek söylemeye çalışıp ta bir türlü söylemedikleri sürekli ana konunun altından açıklamaya çalıştıkları sorunları kendilerini ele verir. İşte tam bunu yakalayınca üstüne gidip bu tutarsızlığı çözmek gerekir. Aydınlanma bu noktada başlar.

Ankara-Afyon-Isparta-Denizli


İş gereği çıktığımız gezimiz muhteşem bir tatile dönüştü.Bu gezinin ilk başlangıç noktasının Ankara olması iş dolayısıyla olmasından kaynaklanmaktadır. Gitmişken de güzel bir deneyime dönüştürdüm ve manevi tarafımı güçlendirdim. Ankara'nın en büyük ziyaretlerinden biri olan Hacı Bayram Veli'yi ziyaret ettim.
Hacı Bayram Veli Kimdir? sorusunu alıntı yaparak paylaştım.

"İstanbul’u, Fâtih Sultan Mehmed Hân’ın fethedeceğini müjdeleyen büyük velî. İsmi. Nu’mân bin Ahmed bin Mahmûd olup, lakabı Hacı Bayram’dır. 753 (m. 1352)’de, Ankara ilinin Çubuk çayı üzerindeki Zülfadl (Sol-Fasol) köyünde doğdu. Hâmid-i Aksarâyî’den (Somuncu Baba) feyz alarak, zâhirî ve bâtınî ilimlerde üstün derecelere yükseldi. Tasavvufta Bayramî tarikatını (yolunu) kurdu. Fâtih Sultan Mehmed Hân’ın hocası Akşemseddîn hazretlerini yetiştirip, kemâle getirdi. 833 (m. 1449) senesinde Ankara’da vefât etti. Türbesi, Hâcı Bayram Câmii’nin kenarında ziyârete açıktır."

Bursa-Mudanya



Geçende feribotla Bursa'ya gittik ve biraz gezme imkanımız oldu. İDO ve BUDO olmak üzere iki farklı şirketle de gidebiliyorsunuz. Eğer İdo'ya binerseniz Güzelyalı, Budo'ya binerseniz de Mudanya'nın içine inmiş oluyorsunuz. İstanbul'un yanı başında  bence muhteşem bir yer.Hele denize sıfır olar evlere gerçekten bayıldım. Sahil kenarı balık restoranları İstanbul ile kıyaslandığında oldukça ucuz...

1 Aralık 2015 Salı

Kendi Kendine Yetebilen Çocuklar Yetiştirmek

Çocuk yetiştirmek doğduğumuza andan öldüğümüz ana kadar yaptığımız en ulvi işlerden biridir. Çünkü çocuklara 0-7 yaşları arası verdiğimiz eğitimle, attığımız temeller bir ömür boyu onun hayatını, ailelerin hayatını ve toplumun geleceğini etkiler.


Çocukların bilinçaltlarında olan kayıtlar büyüdüklerinde de onları etkileyecek ve bir ömür boyu mutlu mu, mutsuz mu, özgüveni düşük mü, yüksek mi vs. hayat sürdüreceğine kanıt olur. Bu nedenden dolayı ebeveynlerin çocuk yetiştirirken dikkat etmeleri gereken noktalar var.